16.8.2018 / Gösterim Sayısı : 260

Kayısı ağaçlarında kurumalara karşı alınacak önlemler ve bakım işlemleri...

Modern meyvecilikte amaç, diğer tüm tarımsal faaliyetlerde olduğu gibi birim alandan en yüksek verimi ve en kaliteli ürünü almaktır. Bu da, dünyanın meyvecilikte önde gelen ülkelerinin uygulamakta olduğu modern meyvecilik tekniklerini kullanmakla mümkündür. Bu teknikleri kullanabilmemiz ise, ancak meyve ağaçlarında cereyan eden fizyolojik olayları bilmemiz ve bu doğrultuda bitki besleme tekniklerini uygulamamız ile olabilmektedir. Meyve Ağaçlarında Çiçek Tomurcuğu Oluşumu, Meyve ağaçlarında çiçeklenme, bitki bünyesinde meydana gelen birçok karmaşık olayın sonucunda gerçekleşmektedir. Çiçeklenme ve tomurcuk oluşumu gerçekleşmeden ürün alınması mümkün olmamaktadır. Meyve ağaçları, çok yıllık bitkiler olmalarından dolayı, çeşitli iklim değişikliklerinden kolayca etkilenebilmektedirler. Çiçek tomurcuğu oluşumuna ve çiçeklenme üzerine; sulama, gübreleme, besin maddelerinin depo organlarında birikimi (karbon asimilasyonu)  gibi birçok faktör etkili olmaktadır.

Üreticilerin yanlış veya yetersiz teknikler kullanması ürünün, kalitesinin düşmesine, hastalık ve zararlıların çoğalmasına ve ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Hasat sezonunun sona ermesi ile birlikte ilimiz genelinde 2017'de olduğu gibi 2018 yılında da bakımları ihmal edilen kayısı bahçelerinde tek taraflı dal kurumaları daha sonrasında bu kurumaların ağaçların tümünü kaplaması ile ağaç ölümleri görülmeye başlanmıştır. Özellikle İlimizin Battalgazi, Yeşilyurt ve Yazıhan İlçelerinde kurumaların yoğun olduğu Kale. Darende ve Akçadağ İlçelerimizdeki kurumaların kısmen ve daha az yoğunlukta olduğu izlemine varılmış olup, söz konusu bu kurumalarının nedenleri ve çözüm önerileri ile ilgili kanaatleri aşağıda sunulmuştur.

1- Yanlış sulama sistemlerinden kaynaklı phytophthora kök ve kökboğazı çürüklüğü (Phythophthora spp.) hastalığı

2- Eutypa geriye doğru ölüm (Eutypa spp.) hastalığı

3- Verticillium solgunluğu (Verticillium spp.) hastalık etmenleri

4- Özellikle zayıf kalmış yeterli sulama, gübreleme, bakım ve besleme yapılmayan budamalara dikkat edilmeyen bahçelerde bu hastalıklar daha sık görülmüştür.

5- Zararlılar olarak 2011 yılından beri Erik Koşnili, Capnodis özellikle 2015 -2018 yılları arasında ilimizin kayısı bahçelerinin büyük kısmında Ağustos Böceğinin zararı yüksek oranda görülmeye devam etmektedir.

Yukarıda isimleri belirtilen Erik Koşnili hariç, hastalık ve zararlı etmenlerine karşı kimyasal mücadele bulunmadığından dolayı üreticilerimiz. Bu zararlı etmenlere karşı İl İlçe Müdürlüklerimizdeki konu uzmanı teknik elemanlarımıza danışmaları onların, tavsiyelerini almaları ve uygulamaları büyük önem arz etmektedir. 

 

Çözüm olarak;

1- Kayısıda yaprak delen (çil) hastalığının bulaşma ve zarar yapma dönemi geldiğinde ağaçta meyve olsun olmasın üreticilerimizin çil hastalığı mücadelesini mutlaka yapmaları gerekir. Çil hastalığı sadece meyveyi etkilemekle kalmayıp ağacımızın, yaprak ve sürgünlerini de etkilemektedir. Özellikle meyve ağaçlarında ileriki dönemlerde sürgün ölümü ve yaprak dökümünün olmaması için üreticilerimizin mutlaka çil ilaçlamasını yapmaları önem arz etmektedir.

2- Kayısı ağacında yapraklar ve sürgünler belli bir büyüklüğe geldikten sonra özellikle Mayıs ayı içerisinde ilkbahar donlarından etkilenip kuruyan dallar ile monilya hastalığı bulaşmış dallar budanıp bahçeden uzaklaştırılarak yakılmalıdır.

3- Sulama sistemlerinden mümkün mertebe gölet usulü sulamalardan kaçınılmalı, mini spring sulama sistemlerinden herhangi biri ile kurulmuş ise bu sistemlerin ağaçların gövdesini ıslatacak şekilde değil taç iz düşümlerini ıslatacak şekilde kurulması sağlanmalı mümkün mertebe ağaçların kök ve gövde kısmına zarar verecek sulama, gübreleme gibi uygulamalardan kaçınılmalıdır. Özellikle kayısı üreticilerimiz artık çift damlama sistemlerine geçmelidir. Kayısı bahçelerinde en çok rastlanan kök çürüklüğü etmeni(Phytopthora), verticicillium, Eutypa, Cytospora ve Bakteriyel kanser(Pseudomonas syringae) gibi fungal ve Bakteriyel etmenlerinin etkisini artıran en önemli unsurlardan biri de kök bölgesinin aşırı sulanmasıdır.

4- Kültürel tedbirlere ağırlık verilmeli bahçedeki kurumuş dallar kesilerek temizlenmeli ve yara yerleri aşı macunu veya su bazlı boya ile kapatılmalıdır. Budama aletleri ağaçtan ağaca geçilirken dezenfekte edilmelidir.

5-  İlimiz şartlarında budamalar Ağustos sonu ile Eylül ayları başında yapılarak bitkinin kendini toparlanmasına imkân verilmelidir. Hastalık etmenleri açılan yara yerlerinden giriş yaptığı için budanan kısımlar aşı macunu ile mutlaka kapatılmalı, Budama artıkları bahçeden uzaklaştırılmalı ve yakılmalıdır. Kurumaların bir sebebi de geç sonbaharda yapılan sulamalardır. Çiftçilerimiz geç sonbahar sulamalarından ve sonbahar mevsiminde aşırı azot gübre kullanımından mutlaka kaçınmalıdır.

6- Bitki besleme uygulamalarında mutlaka toprak ve yaprak tahlilleri yapılarak tahlil sonuçlarına göre eksikliği ortaya çıkan Bitki Besleme ürünleri zamanında ve doğru bir şekilde verilmelidir.

7- Özellikle larvaları toprak altında zarar yapan Ağustos böceği ve Capnodis gibi zararlılara karşı kimyasal mücadele olmadığından bu zararlılara bahçe içerisinde kümes hayvanlarının bulundurulması, sürüm yapılarak larvalarının yok edilmesi ve yabancı ot temizliği gibi uygulamalara ağırlık verilmesi gerekmektedir. Nisan-Mayıs ile Ekim-Kasım aylarında Yağmurlardan sonra toprak tava geldiğinde hem bitki köklerinin havalanması hem de yabancı ot temizliğinin yapılarak böcek ve böcek yumurtalarının yok edilmesi amacıyla toprak işlemesi yapılmalıdır. Ağaç köklerinin zedelenmemesi için toprak işleme çok derin olmamalıdır. Sürüm derinliği 12-15 cm olmalıdır.

8- Kayısı ağaçlarında Erik Koşnili (Kabuklu Bit) varsa İl ve İlçe Müdürlüklerinde reçete yaptırılıp mutlaka doğru bir zamanda ve doğru ilaçlarla mücadele yapılmalıdır. Tavsiye dışı ilaçlar kullanılmamalıdır.

9- Sonbaharda kayısı ağacı yapraklarını %70-80 oranında döktüğünde özellikle bu yıl mutlaka %3'lük bordo bulamacı kullanılarak koruyucu önlem alınmalıdır. Çiftçimiz son yıllarda bordo bulamacını terk ettiği için hastalık etmenleri çok daha fazla artmış ve yayılmış bulunmaktadır.

10- Kayısı üreticilerinin hasat sonrası besleme ve mücadele yöntemlerini öğrenmesi, yukarıda belirtilen hususlara rivayet etmesi, ayrıca kuruma görülen bahçe sahiplerinin İl ve İlçe Müdürlükleri ile temasa geçerek bu uygulamalarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve reçetelerini yazdırmaları, konu ile ilgili sorunların çözümü için kayısı bölgelerinde toplantı talep etmeleri büyük önem arz etmektedir.

11- Üreticilerin bilinçlendirilmesi ile mücadele prensiplerinin kavratılmasının, kayısı yetiştiriciliğinde ve kaliteli ürün elde edilmesinde önemli başarı getireceği düşünülmektedir.

Kamuoyuna duyurulur.

MALATYA İL TARIM VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ

 


''